İşçilere ücret kesme cezası verilmesinin koşulları nelerdir?Çalışanlara hangi durumlarda ve koşullarla ücret kesme cezası verilebileceği yasa ile düzenlenmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu 38. madde ile yapılan düzenleme gereği; çalışanlara ücret kesme cezası verilebilmesi için durumun iş sözleşmesi veya toplu sözleşme hükümleri ile belirlenmiş olması gerekmektedir. İşçiye ücret kesme cezası verilmesi halinde durum nedenleri ile birlikte işçiye yazılı olarak bildirilecek, bir ayda verilen ücret kesme cezası tutarı işçinin 2 günlük ücretini geçemeyecektir. İşçilere verilen ücret kesme cezası tutarlarının kesildiği tarihten itibaren bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bu amaçla açılmış hesabına yatırılması gerekmektedir. Bu paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için harcanacaktır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Şubat ayında tam çalışan bir sigortalı için kaç gün üzerinden prim ödenmelidir?Sosyal sigorta mevzuatı açısından aylar kaç gün sürdüklerine bakılmaksızın (28, 29, 30, 31) 30 gün olarak dikkate alınmaktadır. Herhangi bir ayda eksik çalışması bulunmayan bir sigortalı için ilgili ayın kaç gün sürdüğüne bakılmaksızın 30 gün üzerinden sigorta bildirimi yapılmaktadır. Bu durum Şubat ayı için de aynen geçerlidir. Öte yandan; ilgili ayda eksik çalışması bulunan sigortalının prim günü sayısı, çalıştığı gün sayısına bakılarak belirlenmektedir. Söz gelimi; Şubat ayında "3" gün raporlu bulunan bir sigortalı, Şubat ayı 28 gün sürdüğü için (2010 yılı için) 25 gün çalışmış olacaktır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Geçen cumartesi günkü Habertürk gazetesinin ekonomi ekinde, Anayasa Mahkemesi'nin ücretlerin vergilendirilmesi ile ilgili kararının ücretlerin vergilendirilmesi üzerindeki etkisi ve fazladan ödenen vergilerin iadesi konusunda dava hakkı ile ilgili bir geniş haber yer aldı. Ancak haberi ve bu konuda görüşüne başvurulan çeşitli kişilerin, özellikle hukukçu olmayanların açıklamalarını okuyunca benim bile kafam karıştı. Bu konuda görüşü alınarak yayımlananlardan biri de ben olunca, konuyu köşemde tekrar değerlendirmek zorunlu hale geldi. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
İbrahim Işıklı Kanunlarla, sözleşmelerle veya işyeri uygulamalarıyla işçilere getirilen hakların yasal sürelerde talep edilmesi gereklidir. Bu hakların belirtilen sürede istenmemesi halinde işçi açısından zaman aşımı sorunu ortaya çıkacaktır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, anık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
Emeklilik nedeni ile işten ayrılan işçi aynı işyerinde çalışabilir mi?Sosyal Güvenlik mevzuatının gerektirdiği şartları sağlayan sigortalı, emeklilik haklarından yararlanabilmektedir. Bu kapsamda, emeklilik hakkını elde etmiş olan sigortalı, emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini fesih edebilmekte, çalışma süresinin gerektirdiği kıdem tazminatını alabilmektedir. Bu haktan yararlanılabilmesi için; bağlı bulunulan Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'ne emeklilik başvurusu yapılması, emeklilik hakkının elde edildiğini ve kıdem tazminatının ödenebileceğini gösteren yazı ile iş sözleşmesinin feshi gerekmektedir. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 411 |