|
Cüneyt Danar MESS Müşavir Avukatı
1982 tarihli T.C. Anayasası'nın 10. maddesine göre; herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir ve hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Altan Çetinkal MESS İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı
İşçilerin gürültüye maruz kalmaları sonucu sağlık ve güvenlik yönünden oluşabilecek risklerden, özellikle işitme ile ilgili risklerden korunmaları için alınması gerekli önlemleri belirleyen "Gürültü Yönetmeliği" ile, işçilerin mekanik titreşime maruz kalmaları sonucu ortaya çıkabilecek sağlık ve güvenlik risklerinden korunmalarını sağlamak için alınması gereken önlemleri düzenleyen "Titreşim Yönetmeliği" 23 Aralık 2006 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren, anılan yönetmeliklerdeki tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu çerçevede, işverenler tarafından yerine getirilmesi gereken konuyla ilgili temel yükümlülükleri inceleyelim. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Nağme HOZAR MESS Müşavir Avukatı
4857 sayılı İş Kanunu'nun asıl işveren-alt işveren ilişkisini düzenleyen maddesi üzerindeki tartışmalar bitmek bilmiyor. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu zamanında karşılaşılan muvazaalı işlemleri önlemek adına kabul edilen yeni düzenlemeler neticesinde bugün, alt işveren ilişkisi kurulması neredeyse imkansız hale gelmiş bulunmakta. Bilindiği üzere, kanun koyucuyu bu denli katı sınırlamalar getirmeye zorlayan etken, ekonomik şartların da etkisiyle alt işverene verilen işlerin sayısındaki artma ve kötü niyetli uygulamalar sonucunda alt işveren işçilerinin bazı haklardan mahrum kalmaları olarak açıklandı. Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Muhammed Örtlek Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimci
İş mevzuatında zorunlu istihdam uygulamasına tabi olan kesimler; özürlüler, eski hükümlüler ve terör mağdurları olarak belirtilmektedir. Bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerindeki engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az %40'ından yoksun olduğunu sağlık kurulu raporuyla belgeleyenler; özürlü olarak tanımlanmaktadır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cüneyt Danar MESS Müşavir Avukatı
Bilindiği gibi işverenler, iş sözleşmesinin kısaca İşsizlik Sigortası Kanunu olarak da adlandırılan 4447 sayılı Kanun'da yazılı şekilde sona ermesi halinde, İşten Ayrılma Bildirgesi (İAB)'ni düzenleyerek bir nüshasını süresi içinde İŞKUR'a göndermek, diğer nüshasını işçiye vermek ve son nüshasını da işyerinde saklamak zorundadır. Bu belgenin "İşten Çıkış Nedeni" bölümüne, iş sözleşmesinin sona erme nedeni (örneğin İş Kanunu'nun 18. maddesi) yazılır. Bu bildirge ile İŞKUR'a müracaat eden işçi, prim ödeme şartları da yerine getirilmişse işsizlik sigortasından işsizlik ödeneği alabilir. Yorum yazınız (3 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 100 - 108 Toplam: 121 |