|
İbrahim Işıklı
5510 sayılı Kanun'un 4/(a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar, Hazine'ce karşılanacaktır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazine'ce karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumu'na prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Günümüzde çalışma sürelerinde esneklik düzenlemeleri, işletmelerin ve ulusal ekonomilerin rekabet edebilirliğini artırmak için kullanılmakta ve işsizlikle mücadelenin en önemli aracı olarak değerlendirilmektedir.
Dünyada ve AB'de yaşanan gelişmeler karşısında Türk çalışma mevzuatının da çağdaşlaştırılması ve günümüz ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi gündeme gelmiş ve 4857 sayılı İş Kanunu 10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Haziran ayında 5. yılını tamamlayan 4857 sayılı İş Kanunu, uluslararası çalışma normlarına uyumlu bir çalışma mevzuatının oluşmasında ilk adımı atarak çalışma sürelerinde esneklik ile ilgili hükümleri mevzuatımızda ilk kez hüküm altına almıştır. Çalışma sürelerinde esneklik düzenlemelerinin rekabet edebilirliğin artırılması ve işsizlikle mücadele konularında olumlu etkiler doğurabilmesi için söz konusu hükümlerin uygulanabilirliğinin sağlanması gerekmektedir. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
İbrahim Işıklı
Yıllık izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverene ait işyerlerinde çalıştığı süreler birleştirilir. Şu kadar ki, bir işverenin bu kanun kapsamına giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu kanun kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesine göre; İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilecektir. Anayasal bir hak olan yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Akif Akarca - Dr. Mehmet Şafak 5084 sayılı Kanun kapsamındaki illerde teşvikten yararlanan işverenlerin yanında çalışan ücretlilerde asgari geçim indirimi uygulaması
5615 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, 01.01.2008 tarihinden itibaren ücretlilerin gelirlerine "asgari geçim indirimi" uygulanmaktadır. Asgari geçim indirimi tutarı, ücretlinin, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilmekte ve işveren, mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar ücretliye daha fazla ödeme yapmaktadır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
İbrahim Işıklı
Çalışma hayatında, işverenlerin istihdam artışına en büyük engel olarak gösterdiği düzenlemelerden birisi olan eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunda önemli değişiklikler yapıldı. 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan düzenlemeye göre; işverenler, 50 ve daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde 3 özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde 4 özürlü ve yüzde 2 eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlü olacak. Diğer bir deyişle, özel sektör işyerlerinde eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu kaldırılmış oldu. Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 10 - 18 Toplam: 68 |