|
İbrahim IŞIKLI
Mülga 506 sayılı kanunda Sosyal Güvenlik Sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde Türk işverenler tarafından istihdam edilen Türk işçilerinin sosyal güvenlikleri 506 sayılı kanunun 86'ncı maddesi uyarınca 'topluluk sigortası' ile sağlanmaktaydı. 5510 sayılı kanunun ilk halinde ise, yurtdışında Türk işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin tüm sigorta kollarına tabi sigortalı olarak çalıştırılması öngörülmekteydi. Ancak 5510 sayılı kanunda yer alan bu hükmün uygulamasından daha başlamadan vazgeçildi. 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamayan ülkelerde Türk işverenlerin yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında emeklilik primi olan uzun vadeli sigorta kolu primleri alınmayacağı, sadece kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacağı isteyen işçilerin kendi primlerini isteğe bağlı sigorta ile ödeyebilmeleri öngörülmüştür. Yani, emeklilik primini işveren ödemeyecek, bunun yerine dileyen işçiler kendi emeklilik primlerini isteğe bağlı sigortalı olarak ödeyeceklerdir. Ancak bu şekilde olması halinde de, ödenen isteğe bağlı sigorta primleri 4-1/b sigortalılığı olarak dikkate alınacağından bu işçilerin mağduriyetleri ve 9000 gün prim ödeyerek emekli olmaları sonucunu doğuracak. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Av. Cüneyt DANAR İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı ve Bilirkişisi
Bilindiği üzere yıllık ücretli izne çıkan işçilerin almış oldukları yıllık izin ücretlerinden eski adıyla iş kazası ve meslek hastalığı primi, yeni adıyla ve miktarıyla kısa vadeli sigorta kolu primi kesilmemektedir. Bu uygulama yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu döneminde de bu şekildeydi. Esasında 5510 sayılı SSGSS Kanunu döneminde de aynı uygulama devam etmektedir. Ancak SGK bugünlerde sisteme giren kullanıcılara hukuka aykırı bir şekilde, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun gereğince yıllık izin ücretinden de kısa vadeli sigorta primi kesileceği yönünde uyarı vermektedir. Yani SGK, yıllık izin ücretinden tüm sigorta kollarına tabi prim kesintisi yapmaya çalışmaktadır. Üstelik, Kurum’u arayan işverenlere artık uygulamanın bu yönde olacağı ve buna ilişkin bir genelge de çıkarılacağının söylendiği şeklinde duyumlar alınmaktadır. Anlaşmazlık nerede? Yıllık izin ücretinden kısa vadeli sigorta kolları primi kesilmeyeceğine dair uygulamanın hukuki dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu veya 5510 sayılı SSGSS Kanunu değil, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Sigorta primleri” başlıklı 61. maddesidir. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Av. Cüneyt DANAR İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı & Bilirkişisi
5510 sayılı SSGSS Kanunu’nun son hükümleri de 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Kanun sosyal güvenlik sistemimizi yeni baştan yapılandırırken ne yazık ki sigortalıların bazı haklarını da kısıtlıyor. Oysa ki “reform” olarak tanıtılan Kanun’un, “Sosyal Hukuk Devleti” ilkesine uygun bir şekilde, sigortalılara sağlanan tedavi yardımlarını iyileştirmesi gerekirdi. Yatarak doğum yapan kadına ceza Bilindiği üzere, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Geçici iş göremezlik ödeneği” başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasına göre doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün analık sigortası primi ödenmiş olan kadınlara, doğumdan önceki sekiz (çoğul gebelik halinde on hafta) ve doğumdan sonraki sekiz hafta için geçici iş göremezlik ödeneği ödenmekteydi. Aynı Kanun’un “Geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanması” başlıklı 89. maddesinin son fıkrasına göre ise analık halinde verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, günlük kazancın üçte ikisi olarak düzenlenmekteydi. Yani hastalık ya da iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde eğer tedavi ayaktaysa günlük kazancın üçte ikisi, tedavi yatarak ise günlük kazancın yarısı verilmekteyken, kadının analığında tedavinin ayakta ya da yatarak olması gözetilmeksizin herhalukarda günlük kazancın üçte ikisi ödenmekteydi. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Resul Kurt
Sosyal güvenlik reformu olarak bilinen 5510 sayılı Kanun 1 Ekim'de yürürlüğe girdi ve yeni dönemde prim oranları da değişti. 5510 sayılı Kanun uyarınca alınacak sigorta prim oranları 'malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi, kısa vadeli sigorta kolları primi, genel sağlık sigortası primi' olarak düzenlenmiştir. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi Uzun vadeli sigorta kolları; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarıdır. Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının yüzde 20'sidir. Bunun yüzde 9'u sigortalı hissesi, yüzde 11'i işveren hissesidir. Sosyal güvenlik reformu öncesinde, SSK ve Bağ-Kur sigortalıları için yüzde 20 olarak uygulanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası prim oranında bir değişiklik yapılmamıştır. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Akif Akarca, Dr. Mehmet Şafak
Bilindiği gibi, 26/05/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve kamuoyuna “istihdam paketi” olarak lanse edilen 5763 sayılı Kanun'la, İş Kanunu ve diğer bazı kanunlarda değişiklikler yapılmıştır. Anılan Kanun'un 20. maddesiyle 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen geçici 7. madde ile kadınlar ve gençlerin istihdamını artırmak amacıyla teşvik düzenlemesi yapılmış ve mevcut istihdama ilave olarak işe alınan “kadınlar ile 18-29 yaş arası gençler"e ait SSK işveren priminin, 5 yıl boyunca, kademeli olarak, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanması öngörülmüştür. Anılan işveren sigorta prim teşviğinden yararlanılabilmesi için aranılan şartlar şöyle özetlenebilir. 1- Sigortalılar yönünden aranan şartlar: - İşe alınacak sigortalılardan 18 yaşından büyük, 29 yaşından küçük olması, kadınların ise 18 yaşından büyük olması,
- Bunların 01/01/2008 ile 30/06/2008 tarihleri arasında hiç (sigortalı olarak) çalışmamış olmaları,
- 01/07/2008(dahil) ile 30/06/2009 tarihleri arasında işe alınmaları,
Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 55 - 63 Toplam: 121 |