SİZİN SORDUKLARINIZ

İşveren, işçinin raporlu olduğu günlerin ücretini vermek zorunda mı?

Aktif .

İşçinin raporlu olduğu günler için ücret ödenmesi; 2 güne kadar işveren inisiyatifindedir, 3. günden sonra SGK tarafından geçici işgörmezlik ödeneğinden ödenir. İşgöremezlik ödeneğinden yararlanılabilmesi için işçinin raporunu işverene bildirmesi gerekir. İşveren, işgöremezlik belgesini aldıktan sonra SGK internet sistemi üzerinden çalışamazlık bildiriminde bulunacak, sonrasında işçi ücretini SGK dan alacaktır.

 

İşyerinin satılması durumunda işçi kıdem tazminatının ödenmesini isteyebilir mi?

Aktif .

Herhangi bir işyerinin kısmen veya tümüyle devredilmesi durumunda, söz konusu işyerinde çalışmakta olanlar aynı şartlarla çalışmaya devam edeceklerdir. İşyerinin devri, çalışanların yasal hakları konusunda herhangi bir kayba yol açmayacak, çalışanlara işyerinin devri nedeni ile kıdem tazminatı ödenmesi gerekmeyecektir. Gerek kıdem tazminatı, gerekse yıllık ücretli izin haklarının belirlenmesi gerektiğinde devir öncesi ve devir sonrası oluşan toplam çalışma süresi esas alınacaktır.

Part-time çalışıyorum, Genel Sağlık Sigortasından hangi şartlarda yararlanabileceğim?

Aktif .

4857 sayılı İş Kanununa göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışanların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini 30 güne tamamlamaları, 1.1.2012 tarihinden itibaren zorunludur.

Bu şekilde çalışanlar, gelir testi yaptırmak suretiyle gelir testi sonucuna göre primlerinin devlet veya kendileri tarafından ödenmesi koşuluyla sağlık yardımlarından yararlanacaktır. Ancak bu sürelerini isteğe bağlı olarak (4/a) kapsamında prim ödeyerek tamamlamaları halinde, eksik günleri için ayrıca genel sağlık sigortası primleri ödemeyeceklerdir.

 

İşten kendi isteğiyle ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

Aktif .

İş sözleşmelerinin feshinden önce bildirim süresine bağlı kalınarak diğer tarafa yazılı bildirimde bulunulması esastır. İşten ayrılmak (istifa) isteyen işçi , sağlık nedenleri, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık veya işin durması benzeri nedenler dışındaki işten ayrılmalarda işverenine bildirim süresini dikkate alarak yazılı bildirimde bulunmakla yükümlüdür.

İşçinin kendi isteğiyle işten (istifa) ayrılması durumunda , ayrılmanın nedeni önem taşımaksızın herhangi bir ihbar tazminatı hakkı oluşmamakta, böylesi bir talepte bulunamamaktadır.

İşten ayrılmanın yukarıda sayılan nedenler dışında bir gerekçeye dayanması ve işçinin bildirim süresine uymaksızın işi bırakması halinde, işverenin talep etmesine bağlı olarak işi bildirim süresine uymadan bırakan işçi ihbar tazminatı ödemek durumunda kalacaktır.

İhbar tazminatı hakkı nedir, hangi hallerde ödenmektedir?

Aktif .

4857/17 gereği iş sözleşmesini fesih etmek isteyen taraf; feshi yazılı olarak ve çalışma süresinin gerektirdiği bildirim süresine bağlı kalarak diğer tarafa iletmekle yükümlüdür. İş sözleşmeleri;

* İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

* İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

* İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

* İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra

feshedilmiş sayılır. İş sözleşmesini belirlenen bildirim sürelerine uymaksızın fesih eden taraf, söz konusu sürenin ücretini ihbar tazminatı olarak diğer tarafa ödemek durumundadır.

Bildirim süreleri bölünemez, kısmen uygulanamaz. Böylesi bir uygulama halinde, tüm bildirim süresi esas alınarak ihbar tazminatı ödenmesi gerekecektir.

Herhangi bir yerde çalışmıyorum, sigorta primi öder miyim?

Aktif .

01.01.2012 tarihinde uygulanmaya başlanan Genel Sağlık Sigortası kapsamında herhangi bir sosyal güvencesi olmayan ve çalışmayan kişiler, bağlı oldukları il ya da ilçenin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurup gelir tespiti yaptırmakla yükümlüdürler.

Yapılacak gelir tespiti sonrası ailedeki kişi başına düşen gelir tutarı temel alınmaktadır. Aile içi kişi başına gelir asgari ücretin 3/1 inden az ise (295,5 TL) kişilerin primleri devlet tarafından ödenecek; 295,5 TL – 886,5 TL arasında olanlar 35 TL; 886,5 TL – 1773 TL arasında olanlar 106 TL; 1773 TL den fazla olanlar 212 TL ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanabileceklerdir. Brüt asgari ücretteki değişiklikler bu tutarlarda değişiklik yaratabilecektir.

Gelir testi başvurusu yapılmayanlar ve Sosyal Güvenlik yardımlaşma ve dayanışma Vakıflarına başvurarak gelir tespiti istemeyenler kişi başına düşen gelirlerinin asgari ücretin 2 katı olduğu kabul edilerek en yüksek tutardan  (212,76 -TL) prim ödemek zorunda olacaklardır.

 

BÜLTENE ABONE OL!

Yasal değişiklikler ve mevzuata ilişkin güncellemelerden haberdar olmak için bültenimize abone olun

Sosyal Medya

İş Kanunu Facebookİş Kanunu Twitterİş Kanunu Google+Datassist Linkedin