Geçici İş Göremezlik Devresinde Ücret

Aktif .

Geçici iş göremezlik devresinde işçilere ücret ödenip ödenemeyeceği ve bu ücretlerin prime tabi tutulma esasları

bekir geçer

 

Bekir GEÇER

SSK Başkanlığı Sigorta Müfettişi

I. GİRİŞ

4857 sayılı İş Yasası ile bazı yeni çalışma ilişkilerine hukukilik kazandırılırken mevcut bazı çalışma ilişkileri de yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin yapılmasında çalışma ilişkilerinde esnekleşme ihtiyacının, mevzuat düzenlemesi bulunmayan konularda uygulama olarak yerleşen esaslara yasal kimlik kazandırma gereği ve en önemlisi de Avrupa Birliği’ne uyum çabalarının etkili olduğu söylenebilir.

4857 sayılı İş Yasası ile getirilmiş olan düzenlemelerin Sosyal Sigortalar Hukuku yönünden önemli yansımaları bulunmaktadır. Ancak Sosyal Sigortalar Yasasında, İş Yasasının yürürlüğe girdiği 10.06.2003 tarihinden sonra değişiklik yapan 06.08.2003 tarih ve 4958 (1) sayılı, sonrasında 01.05.2004 tarih ve 5073 (2) sayılı 24.06.2004 tarih ve 5198 (3) sayılı Yasalarla yapılan değişikliklerde, sadece geçici iş ilişkisi konusunda sosyal sigorta uygulama esasları İş Yasası ile uyumlaştırılmış, bunun dışında uygulama paralelliği bekleyen diğer konularda henüz düzenleme yapılmamıştır.

4857 sayılı İş Yasası’nın 48/II. Maddesi gereğince, aylık ücretli işçilerin ücretinden geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsup edileceği yönündeki düzenlemenin sosyal sigorta işlemleri yansımasının nasıl olacağı hususu, anılan doğrultuda “yasalar arası uyumlaştırma” bekleyen konuların başında gelmektedir. İş Yasası ile getirilen bu düzenlemenin, geçici iş göremezlik ödeneği alan işçilere işverence ücret ödeme yükümlülüğü getirip getirmediği, bu devrede ödenen ücretlerin sigorta primine tabi tutulma esaslarının ne şekilde olduğu yönünde irdelenmesi gerekmektedir.

II. 4857 SAYILI İŞ YASASI İLE GETİRİLEN DÜZENLEME ÖNCESİ KONU HAKKINDA UYGULAMANIN DURUMU

1475 sayılı eski İş Yasasının yürürlükte bulunduğu süre içinde, hastalık sigortası kapsamında Sosyal Sigortalar Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara, çeşitli nedenlerle ücret ödemeye devam etmek isteyen işverenlerce;

* Geçici iş göremezlik ödeneği üzerinde durulmaksızın sigortalıya normal zamanda verilen aylık ücret tutarını aynen ödemek,

* Geçici iş göremezlik ödeneğinin işverene iadesi sonucunda normal zamanda verilen ücret tutarını aynen ödemek,

* Geçici iş göremezlik ödeneği ile normal zamanda verilen ücret tutarı arasındaki farkı ödemek, Yöntemlerinden her hangi biri izlenmekteydi.

Konu hakkında 4857 sayılı İş Yasası ile getirilen düzenlemeye kadar geçen süreçte işverenlerce, uygulama olarak yerleşen esaslar doğrultusunda işlem yapılmıştır.

III. 4857 SAYILI İŞ YASASI İLE KONU HAKKINDA GETİRİLEN DÜZENLEME

 4857 sayılı İş Yasası’nın 48/II. maddesinde Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir.” hükmü getirilmiştir. Anilan düzenlemenin, geçici iş göremezlik ödenegi alan sigortalilara işverence, normal aylik ücretle geçici iş göremezlik ödenegi fark tutarinin ödenmesi zorunlulugu getirdigi şeklinde anlaşilmasi mümkün degildir. Iş Yasasinin 32.maddesinde ücretin “.....................bir kimseye bir iş karşiliginda işveren veya üçüncü kişiler tarafindan saglanan ve para ile ödenen tutardir” eklinde tanımlanması da bu gerçeğe işaret etmektedir.

Anılan yasal düzenlemede geçici iş göremezlik ödeneği alan aylık ücretli sigortalılara işverence, herhangi bir gerekçeyle normal zamandaki aylık ücreti ödenmeye devam edilmek isteniyorsa, bu tutardan geçici iş göremezlik ödeneği düşülerek ödeme yapılması gerektiği ortaya konulmuştur.

Yasal düzenlemede sadece aylık ücretli (maktu aylıklı) sigortalılardan bahsedilmesi nedeniyle bu hükmün ücreti ay esasına göre belirlenmeyen işçiler (sigortalılar) yönünden uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Ücreti ay esasına göre belirlenmeyen işçiler yönünden 4857 sayılı Yasa öncesindeki uygulama geçerli olmaya devam etmektedir.

IV. GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK DEVRESİNDE ÖDENEN ÜCRETLERİN PRİME TABİ TUTULMA USUL VE ESASLARI

 Sosyal Sigortalar Kurumundan geçici işgöremezlik ödeneği (4) alan sigortalıların işyerinde eylemli olarak çalışmamalarına ve işverene herhangi bir katkı sağlamamalarına karşın, özellikle yaşlılık aylığı haklarının korunması gibi salt sosyal gaye ile prim ödeme durumlarının devamı istenebilmektedir. Bu isteğin gerçekleşmesi, geçici iş göremezlik durumunda bulunan sigortalılara rızaen (atıfet olarak) ücret ödemekle mümkün olmaktadır. İşverenler, hastalık sigortası kapsamında dinlenme raporlu sigortalıların prim ödeme halinin devamını sağlamak bakımından “örtülü tercihle” karşi karşiya bulunmaktadirlar. Işverenlerin, anilan sigortalilarin prim ödeme halinin devamindan yana olmalari durumunda bu sigortalilara ücret ödemeleri, prim ödeme halinin devamindan yana olmamalari durumunda ise herhangi bir ücret ödenmemeleri gerekmektedir.

Sosyal Sigortalar Kurumundan geçici iş göremezlik ödenegi alan sigortalilara, işyerinde fiili çalişmalari bulunmamasina karşin, işyeri iç yönetmeligi, toplu iş sözleşmesi veya bireysel iş sözleşmesi geregi veya rizaen (atifet kabilinden) ödenen ücretlerin, sigortalinin çaliştigi zamanlarda oldugu gibi 506 sayili Yasanin 77. maddesi (a) fikrasi kapsaminda degerlendirilerek tüm sigorta kollari yönünden sigorta primine tabi tutulmasi gerekmektedir. (5)

Sosyal Sigortalar Kurumunun konu hakkindaki uygulamalari yasa veya yönetmelik hükmü ile degil, “Kurumumuzdan geçici iş göremezlik ödenegi alan sigortalilara istirahatli bulunduklari devrede işverenlerce ödenen geçici iş göremezlik ödenegi ile o devredeki kazanç arasindaki fark ücretlerin veya bu devrede Kurumumuzca ödenen geçici iş göremezlik ödenegi nazara alinmadan ödenen tam ücretlerin bundan böyle Tüzük, Yönetmelik, Toplu Sözleşme gibi genel düzenleyici tasarruflara dayanarak veya işverence atifet kabilinden ödenmiş olmasina bakilmaksizin 506 sayili Kanunun 77. maddesinin (a) fikrasi kapsaminda mütalâ edilerek prime tâbi tutulmasi, bu fark ücretlerin prime esas asgari günlük kazancin altinda kalmasi halinde 506 sayılı Kanunun 78. maddesi geregince prime esas asgari günlük kazana iblag edilmek suretiyle iş kazalari ve meslek hastaliklari sigortasi primi de dahil olmak üzere prime tabi tutulmasi ve bu primlerin ilişkin oldugu sürenin, aylik sigorta primleri bildirgeleri ile dört aylik sigorta primleri bordrolarinda gün sayisi olarak gösterilmesi gerekmektedir” yönünde düzenleme içeren Genelge (6) ile yönlendirilmektedir.

Geçici iş göremezlik ödenegi alan sigortalilara ücret ödemek isteyen işverenlerce benimsen yöntem yönünden sigorta primine tabi olacak tutarin ayrica belirlenmesinde yarar bulunmaktadir.

Geçici iş göremezlik ödenegi üzerinde durulmaksizin sigortaliya normal zamanda verilen aylik ücretinin ödenmesi ve geçici iş göremezlik ödeneginin işverene iadesi sonucunda sigortalilara normal zamanda geçerli olan ücretin ödenmesi durumlarinda, sigortaliya ödenen ücretin tamami 506 sayili Yasa’nın 77. maddesi (a) fıkrası kapsamında değerlendirildiğinden, sigorta primine esas kazancın alt ve üst sınırı da dikkate alınarak tüm sigorta kolları yönünden prime tabi tutulması gerekmektedir.

Geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalıya işverence, geçici iş göremezlik ödeneği ile normal zamanda aldığı aylık ücret arasındaki farkın ödenmesi durumunda, ödenen fark tutar, 506 sayılı Yasanın 77. maddesi (a) fıkrası kapsamında değerlendirildiğinden, tüm sigorta kolları primine tabi tutulması gerekmektedir. Sigortalıya işverence ödenen fark tutarın prime esas kazanç tabanı altında kalması durumunda sigorta primi, prime esas kazanç tabanı (alt sınır) dikkate alınarak prime tabi tutulması gerekmektedir.

Sigorta primine tabi tutulan bu ödemelerin ilişkin olduğu sürelerin Aylık Prim ve Hizmet Belgesine çalışma gün sayısı olarak da yansıtılması gerekmektedir.

Ancak, geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalıya uzun süren tedavi süresi boyunca, işverence yüksek sayılacak tutarda ücret ödenmiş olduğunun saptanması durumunda, sigortalının belirtilen sürede işyerinde çalışılıp çalışılmadığı ve dolayısıyla hekim tavsiyelerine uygun davranılıp davranılmadığı yönünden Kurumca soruşturma yapılabildiği de göz önünde tutulmalıdır. (7)

V. ÇALIŞABİLİR KARARI OLMADAN DİNLENME RAPORLU SİGORTALILARA İŞBAŞI YAPTIRILMAMASI YÜKÜMLÜLÜĞÜ VE MÜEYYİDELER

 Sosyal sigorta kapsamında hastalığı nedeniyle iş göremez durumda olan sigortalılara belirli şartlarla geçici iş göremezlik ödeneği verilmektedir. Geçici iş göremezlik ödeneği, dinlenme raporuna dayanarak ve sigortalının işinde çalışamadığı günlerdeki gelir kaybının telafi edilmesi amacıyla verildiğinden, dinlenme raporunun süresince sigortalının işyerinde fiilen çalışmaması gerekmektedir.

Sigortalıların aldıkları istirahat raporlarını işyerine vermeyerek Kurumdan geçici iş göremezlik ödeneği almaya başladıkları halde bir yandan da işverenden ücretlerini almaya devem etmeleri yönünde usulsüzlüklerin saptanması üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu birtakım önlemler alma yoluna gitmiştir. Bu önlemlerden ilki, konu hakkında 22.01.2004 tarih ve 5073 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile düzenleme yapılması olmuştur. Anılan yasal düzenlemeye paralel olarak Sosyal Sigortalar Kurumu, geçici iş göremezlik ödeneği işlemlerinde yeni bir yöntem benimsenmiştir. Anılan Yasanın 8. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 37. maddesine eklenen fıkrada “ Yersiz veya haksız olarak geçici iş göremezlik ödeneği aldığı tespit edilenler yersiz veya haksız surette aldıkları geçici iş göremezlik ödeneğini üç katı olarak Kuruma iade etmek zorundadırlar.” hükmü yer almaktadır. Yeni yasal düzenlemenin, dinlenme raporu bulunan devrede çalışan sigortalılarla ilgili olarak506 sayılı Yasa’nın 38/II. maddesinde zaten var olan müeyyideyi ağırlaştırarak konu hakkında caydırıcılığı egemen kılma amacını güttüğü söylenebilir.

VI. İŞVEREN VE SİGORTALILARIN YÜKÜMLÜLÜĞÜ

 Hastalık sigortası kapsamında, sigortalılara sadece gerekli sağlık yardımlarının yapılması tek başına yeterli olmamakta, sigortalıların da hekim tavsiyelerine gerektiği şekilde uyması sayesinde hastalığın ortadan kalkması, tedavi süresinin kısalması, malullük halinin önlenmesi mümkün olmaktadır. Sigortalının hekim tavsiyelerine uyması sayesinde Kurum tarafından gerektiğinden çok sağlık ve sigorta yardımları yapılmasının da önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, 506 sayılı Yasa’nın 38. maddesinde “Hekimce alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalılara bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez.

Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masrafları işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları ise kendinden alınır. Bu süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri alınır.” yolunda düzenleme yer almaktadır. Yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere işverenlerin, hastalık sigortası kapsamında dinlenme raporu bulunan sigortalıları, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna ilişkin Kurum hekimlerinden belge alınmadıkça işbaşı yaptırmamaları yükümlülüğü bulunmaktadır. Aynı doğrultuda sigortalıların da dinlenme raporu süresince işyerinde çalışmamaları ayrıca tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna ilişkin Kurum hekimlerinden belge alınmadıkça işbaşı yapmamaları yükümlülüğü bulunmaktadır. Yasal düzenlemede ortaya konulan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda işveren ve sigortalılar yönünden bir takım müeyyideler söz konusu olmaktadır.

A- İşveren ve Sigortalı Yönünden 506 Sayılı Yasada Yer Alan Müeyyideler

1- İşveren Yönünden Müeyyideler

506 sayılı Yasa’nın 38/II. maddesinde, “ Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masrafları işverenden...........geri alınır.” düzenlemesi yer almaktadır. Tedavisinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna ilişkin Kurum hekimlerinden belge alınmaksın işveren tarafından işe başlatılan sigortalının, bir süre sonra aynı hastalığı nedeniyle yeniden tedavi altına alınması halinde, sigortalıya yapılan tüm tedavi giderleri işverenden geri alınmaktadır.

Sigortalının dinlenme raporu bulunduğu devrede, tedavisinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna ilişkin belge alınmaksın, başka bir işveren tarafından işe başlatılması durumunda, yeni işverenin sigortalının bu durumunu bilemesinin mümkün olamayacağı gerçeğinden hareketle, Kurumca hastalık olayı ile ilgili olarak yapılan giderler bu yeni işverenden geri alınmamaktadır.

Belirtilmesi gereken bir konuda da, 506 sayılı Yasa’nın 38/II. maddesinde belirtilen müeyyidenin, “aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masrafları”oluşmasi durumunda, yani hastaligin nüksetmesi sebebiyle yapilan ya da yapilacak tedavi gideri olmasi halinde gündeme gelmesidir. Oysa sigortalinin saglik kuruluşuna ilk başvurusunda Kurum tarafindan yapilan tedavi giderleri, dinlenme raporu bulunan sigortalinin tedavisinin sona erdigine ve çalişabilir durumda olduguna ilişkin belge olmaksizin işe başlatilsa bile işverenden geri alinamaz.

2- Sigortali Yönünden Müeyyideler

506 sayili Yasa’nın 38. maddesinde, dinlenme raporu bulunan sigortalının tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair belge olmaksızın aynı veya başka işverenin işinde çalıştığı süreler için geçici iş göremezlik ödeneği verilmeyeceği, eğer verilmiş ise bunların Kurumca sigortalıdan geri alınacağı yönünde düzenleme bulunmaktadır.

Dinlenme raporu bulunan sigortalının, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair belge olmaksızın başka bir işverenin işinde çalışmaya başlaması durumunda, aynı hastalığının nüksetmesi sebebiyle yapılan ya da yapılması gereken tüm tedavi giderlerinden sigortalının bu durumunu bilmesi mümkün olmayan yeni işverenin değil, sigortalının kendisi sorumlu tutulmuştur.

Anılan yasal düzenlemeyle hastalığın artması veya hastalık süresinin uzamasına engel olunması bakımından sigortalı öncelikle “kendine karşi” korunmuştur.

VII. SIGORTALININ DINLENME RAPORUNU IBRAZ ETMEYEREK IŞVERENI YANILTMASI DURUMU

 Sigortalilarin yetkili saglik kuruluşlarindan aldiklari dinlenme raporlari hakkinda işverene bilgi vermeyip işlerinde fiilen çalişmaya devam ederek işvereni yaniltmalari durumunda 506 sayili Yasa’nın 38. maddesinde yer alan “aynı hastalığı sebebiyle yapılması gerekecek tedavi masraflarının geri alınması” müeyyidesi işveren yönünden geçerli olmaya devam etmektedir. Ancak bu tür olaylarda sigortalinin da kusuru bulundugu göz önüne alinarak işverenin, uygulanacak müeyyidede tutarinda indirime gidilmesi yolundaki itirazlari dikkate alinmaktadir. Yargitay bir kararinda (8) dinlenme raporunun işverenden saklanmasi durumunda işverenin yaniltildigina, hak ve adalet ölçülerine göre sigortalinin müterafik kusurunun göz önünde tutularak işverene yükletilen müeyyideden Borçlar Yasasi’nın 43. ve 44. maddesine göre hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine hükmetmiştir.

VIII. ÇALIŞABİLİR KARARI OLMADAN ÇALIŞMAYA BAŞLAYAN SİGORTALILARLA İLGİLİ KURUM UYGULAMALARI

Sigortalıların dinlenme (istirahat) raporu bulunduğu devrede tedavilerinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna ilişkin belge olmaksızın aynı veya başka işverenin işyerinde çalışmış olmaları nedeniyle kendilerinden geri alınacak geçici iş göremezlik ödeneği, işyerinde fiilen çalışılmış günlere isabet eden miktarla sınırlı olmaktadır. (9) Sigortalının dinlenme raporu bulunan dönemde işverene ait işleri kendi evine taşıyarak yapmış olduğunun saptanması durumunda Kurum geçici iş göremezlik ödeneğini geri alma yoluna gitmektedir. (10) Dinlenme raporu bulunan sigortalının, işyerinde sadece bazı günlerde veya gün içinde bir ya da yarım saat çalışmış olduğunun saptanması durumunda da verilen geçici iş göremezlik ödeneği geri istenmektedir.

Sosyal Sigortalar Kurumu uygulamalarında, dinlenme raporu bulunan sigortalıya yönelik olarak işverenlerce, işyerinde fiilen çalışmamış olmasına rağmen uygulamada “lütuf ve atıfet” olarak anılan sosyal amaçlı ücret ödemeleri karşısında, geçici iş göremezlik ödeneğinin sigortalılardan geri alınması yoluna gidilmemektedir. Ancak uzun süren tedavi süresi boyunca, yüksek tutarda ücreti ödenmiş olan sigortalının o süre içerisinde çalışmış ve dolayısıyla hekim tavsiyelerine uymamış olduğu düşünülerek konu hakkında Kurumca soruşturma yapılabilmektedir.

IX. GEÇİCİ İŞGÖREMEZLİK ÖDENEĞİ KONUSUNDA KURUMUN YENİ UYGULAMALARI

Dinlenme (istirahat) raporu bulunan sigortalıların geçici iş göremezlik ödeneği alabilmeleri bakımından 01.03.2004 tarihinden başlayarak değişen Kurum uygulamalarının bilinmesi önem taşımaktadır. Bu uygulamalar iki kısımda ele alınmaktadır.

1- Sosyal Sigortalar Kurumu’na ait ve protokol kapsamındaki Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerince düzenlenen istirahat belgelerinin üst kısmında sağlık tesisinin isim kaşesi ve ilgili kliniğin kaşesinin bulunması, poliklinik protokol numarasının mutlaka yazılı olması, sigortalının hastalığıyla ilgili teşhisin yanında rapor tarihlerinin de açık ve okunaklı şekilde doldurulması, hekim kaşe ve imzasının eksiksiz olması şartı getirilmiştir. (11)

2- Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından 01.03.2004 tarihinden başlanarak, geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi sırasında sigortalının istirahat belgesinde gösterilen tarihlerde işyerinde çalışmadığına dair henüz örneği Kurumca hazırlanmamış olan, ancak asgari olarak,
“İşyerimizde çalışan ve........................../.........................tarihleri arasında raporlu olan ...................sigorta sicil nolu......................................, raporlu olduğu günlerde işyerinde çalışmadığını taahhüt ederiz.”
ibarelerini taşıyan, işveren tarafindan kaşeli ve imzali bir belge talep edilmektedir. Bu belge olmaksizin geçici iş göremezlik ödenegi verilmemektedir.

4857 sayili Iş Yasasi ile çalişma yaşamina kazandirilan yeniliklerin önemli kısmı hakkında 506 sayili Sosyal Sigortalar Yasasinda henüz düzenleme yapilmamiştir. Sosyal sigorta ilişkinin taraflari olan sigortalilarin özlük haklarinin korunmasi yaninda Kurum yarari yönünden, Sosyal Sigortalar Yasasında, geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara işverence ödenen ücretlerin prime tabi tutulma esaslarını da içeren şekilde 4857 sayılı İş Yasası'na paralel düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.

SSK Başkanlığı Müfettişi Sayin Bekir Geçer’e değerli açıklamalarından dolayı teşekkür ederiz.

DATASSIST İnsan Kaynakları

 

1- 06.08.2003 tarih ve 25191 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

2- 28.01.2004 tarih ve 25360 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

3- 06.07.2004 tarih ve 25514 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

4- Geçici iş göremezlik ödeneği, dinlenme raporlu bulunulan üçüncü günden başlanarak ödenmektedir.

5- Sayıştay Hukuk GenelKurulu’nun 8 Nisan 1985ve 18719 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 21.02.1985 tarih ve 85/1, 4787/1 sayılı kararı ayrıca Yargıtay 10. HD’ nin12.04.1983 tarih E.1518, K.1914 sayılı kararı

6- SSK’nın 16 sayılı Genelgesi

7- Bekir GEÇER, “İstirahat Raporlu Sigortalıların İşyerinde Çalışmaya Devam Etmeleri Durumuve Yeni Yasal Düzenleme”, Yaklaşim, Sayi: 137, Mayis 2004, s.236

8- Yargitay 10.HD’nin 04.03.1996 tarihve E.1996/1659,K. 1996/1675 sayılı kararıdır.

9- Yargıtay 10.HD’nin 15.05.1975 tarih ve E.1509, K.2873 sayılı kararı da aynı yöndedir.

10- Yargıtay 10.HD’nin 10.06.1976 tarih ve E.9538, K.4519 sayılı kararında aynı husus aişaret edilmiştir.

11- SSK Başkanlığının 18.02.2004 tarih ve 3-226 Eksayılı Genelgesi.

 

BÜLTENE ABONE OL!

Yasal değişiklikler ve mevzuata ilişkin güncellemelerden haberdar olmak için bültenimize abone olun

Sosyal Medya

İş Kanunu Facebookİş Kanunu Twitterİş Kanunu Google+Datassist Linkedin